Küresel finans sisteminin temel taşlarından biri olan ABD bankacılık sektörü, önemli bir aşamayı geride bıraktı. Amerika Merkez Bankası (Fed) ve Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), ülkenin en büyük sekiz bankasının sunduğu “yaşayan vasiyetname” (living will) planlarını onayladı. Bu onay, 2024 yılından bu yana süregelen düzenleyici baskıların sona ermesiyle birlikte, sektörde yeni bir büyüme döneminin kapılarını araladı.
SEKİZ BÜYÜK BANKANIN PLANI ONAYLANDI
Fed ve FDIC’nin gerçekleştirdiği kapsamlı inceleme sonucunda JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup, Goldman Sachs, Bank of New York Mellon, Morgan Stanley, State Street ve Wells Fargo’nun acil durum eylem planlarında herhangi bir eksiklik veya kusur tespit edilmedi. Ayrıca, 2023 yılında gündeme gelen devasa türev araç portföylerinin tasfiyesi ile ilgili şikayetlerin de çözüme kavuşturulduğu açıklandı. Bu durum, bankaların potansiyel bir finansal kriz anında vergi mükelleflerine yük olmadan tasfiye edilebileceği konusunda güven tesis etti.
MİLYARLARCA DOLARLIK HİSSE GERİ ALIMI
Mevzuattaki engellerin kalkması, bankaların hissedarları için önemli kazanımlar sağlıyor. “Kusursuz” statüsüne ulaşan bankalar, sermaye fazlalarını yatırımcılarıyla paylaşma konusunda daha fazla özgürlüğe sahip oldu. Bu değişikliklerin etkileri hızla görülmeye başlandı: JPMorgan Chase, 50 milyar dolarlık yeni hisse geri alım programı başlattı, Bank of America geri alım programını 40 milyar dolara çıkararak temettü oranını %8 artırdı ve Citigroup, 30 milyar dolarlık yeni bir paket açıkladı. Bloomberg verilerine göre, bu bankalar 2026’nın ilk çeyreğinde toplamda 33 milyar dolarlık rekor seviyede hisse geri alımı gerçekleştirdi.
FED’DE YENİ DÖNEM VE DÜZENLEME GEVŞEMESİ
Kararın açıklandığı gün, bankacılık sektörü için bir diğer önemli gelişme yaşandı. Fed’in yeni başkanı Kevin Warsh, Beyaz Saray’da yemin ederek göreve başladı. Bankacılık düzenlemelerinin gevşetilmesini destekleyen Warsh’un atanması, sektörde bir “rejim değişikliği” olarak değerlendiriliyor. Yeni tahminler, sermaye gereksinimlerinin esnetilmesiyle birlikte bankaların ana sermaye yükümlülüklerinde %4,8 oranında bir azalma olacağını öngörüyor. Analizler, bu adımın ABD ekonomisine 2,6 trilyon dolarlık yeni kredi kapasitesi ve 140 milyar dolarlık serbest sermaye sağlayabileceğine işaret ediyor.
RİSK VE FIRSAT DENGESİ
Piyasalar bu gelişmeyi büyük bir heyecanla karşılarken, güvenlik konularına dair endişeler de sürüyor. Uzmanlar, sermaye kurallarındaki esnekliklerin konut ve ticari kredilere erişimi kolaylaştıracağını belirtirken, olası bir ekonomik sarsıntı durumunda bankaların güvenlik tamponlarının daha ince olacağını hatırlatıyor. 22 Mayıs itibarıyla resmen başlayan bu yeni dönem, Wall Street için son yılların en büyük büyüme fırsatlarından biri olarak tarihe geçti.
